| |
 |
|
|
|
|
| Servet Çetin, Aysun Kayacı, Jim Morrison, Cem Yılmaz, Küçük İskender, Özgü Namal, Ahmet Çakar, Çocuklar Duymasın, Patlican!, Berna Öztürk, Tuna Kiremitçi, Atilla Taş, Dobra Dobra, Hepsi, Saadettin Teksoy, Yasemin Yürük, Şebnem Ferah, Teoman, Murat Boz, İtirazım var , Mustafa Karadeniz, Ferdi Tayfur, Yiğit Özgür, Galatasaray Spor Kulübü, Ferhat Göçer, Vodafone Reklamı, İlhan Uçkan, Seray Sever , Lerzan Mutlu, Ece Uslu, Seren Serengil, Ebru Gündeş, Bekir Hazar, Bengü, Cankan, Doğuş, Pentagram, Esra Ceyhan, Nil Karaibrahimgil, Hayko Cepkin... |
|
| |
|
SinirMedyatik Ekle! |
|
|
|
| |

|
| |
| |
| |
|
|
|
|
|
|
|
| Olayımız Nedir? | İletişim kuramaz mı oldun? Arkadaşın yalan mı söyledi? Dünya sana karşı gibi mi? Erkekler Mars'tan, kadınlar Venüs'ten mi? Buluşmaya gittin de ekti mi? O güzel mesajlarına cevap vermedi mi?
Sinirlenmek; evde, işte, sokakta, sevgili ile, başkaları ile, kısacası, her an yanıbaşımızda. Nelere kızıyoruz? Neden kızıyoruz? Sinirlenince ne yapıyoruz? Komik mi oluyoruz? Antidepresanlara mı saldırıyoruz? Hemen bir arkadaş arayıp ona mı anlatıyoruz? Hatta burada ne arıyoruz?...
Buradayız, çünkü sadece sinirlenmiş olmak ile kalmak istemiyoruz. Buradayız, çünkü tepki veriyoruz. Neye, neden kızıyorsan; anlat, paylaş. Biz de bilelim, belki aynı şeylere kızıyoruz? Belki boş yere psikolojini bozuyorsun? Belki aynı şeyi biz de yapıyoruz, birinin bize "sinir olduğunu" bilmeden? Eh... Artık, sinirlendirmeyin adamı, yazın, yazışın, mesajlaşın, yorumlayın, yorumlanın... Aynen öyle. | | | | En Dıbışkan Sinirseller |
|
| | | Bir kere | |
|  | |
“ Anathema - One last goodbye güzel şarkıdır, değil mi? Rastgele şarkı dinlerken bu şarkı denk geldi. Konsere gidecektim, mutluydum. Şimdi gitmek istediğim tek yer ... ” |  | Editör: Silent Enigma'nın orkestral yorumu da güzeldir... Bir grubun şarkıları bu kadar güzelken, canlı performansı bu kadar kötü olabilir. Çok şey kaçırmadın. | devamı |
0 yorum |
8 okuma | 0 puan
| Takip et (0)
| | | Bu siteye siniroldum ! | |
|  | |
“ Selam ey siniroldum ahalisi,
Bakınız, ben bu ED var ya ona inanılmaz derecede sinir oluyorum. Dolayısıyla bu siteye de sinir oluyorum. Neden mi, buyurun size nedenler;
Neden-1: Tüyü bitmemiş yetim hakkını yiyorlar!
Neden-2: Hijyene dikkat edilmiyor.
Neden-3: Ben ne diyorum ya ED?
Bak yine sinirsellerim dıbıştı. En iyisi biz bi kasaba gidelim bizim sinirlerimizi alsın. Bundan böyle "pammıhhh" gibi olalım. Yüzümüzü de sürekli gülecek şekilde gerdirelim.
Özledim, hala buralardayım, yadedlim. :) ” |  | Editör: Ahahah. Canımsın. | devamı |
2 yorum |
20 okuma | 0 puan
| Takip et (0)
| | | Allahın memleketinde psikolog-şair kesilmek | |
|  | |
“ 'hangi masalda kaybolmuş
bu allahın memleketi' diyor şair..
Ama şair artık öyle bir çıkmaza girmiş ki, bir masal ve memleket konduruyor üstüne.. Allah'ı kendisi olacak bir biçimde. ” |  | Editör: Beyaz tavşanı takip et... | devamı |
2 yorum |
12 okuma | 0 puan
| Takip et (0)
| | | Pc | |
|  | |
“ İnternete girdiğimde sayfanın açılmasını beklemeye sinir oluyorum. ” |  | Editör: Hayat çok zor be senin için? Telekom'dan nefret ediyoruz değil mi? Haydi! Hep birliktee! | devamı |
12 yorum |
73 okuma | 3.0 puan
| Takip et (0)
| | | Nerede ve nasıl başladığını bilmediğimden; üç nokta yanyana | |
|  | |
“ ...Nefesiyle, sıcaklığında sarılıp, bir kaç akrep - yelkovan hareketinden sonra, umarsızca el uzatıp "görüşürüz" de ne demek?!
Basitleşmesi değil sorunum! Sorunum; bu arayışın nerede biteceğine dair korkularım. Nerede ve nasıl!
En azından hayal ettiğim yerde öleyim. ” |  | Editör: Nasssıl uykum geldi var ya! Nasssıl! Bu arada kahvenin gücünü keşfettim! Kimse tutamaz beni şu andan itibaren! Beton gibiyim! Bwahahahaaa! | devamı |
4 yorum |
50 okuma | 4.5 puan
| Takip et (0)
| | | televizyonlar duvara dönsün | |
|  | |
“ Televizyon dizilerinden, saçma yarışma programlarından, saçma olmayan yarışma programlarından, yarışmalardan, haber bültenlerinden, reytinglerden, televizyon filmlerinden; yani kısaca o küçücük kutunun içine zincirleyen tüm buyurucu yaşam tarzlarından nefret ediyorum.
Dizi muhabbetleri yapan, akşam oturup televizyon karşısında abartısız 4-5 saatini geçiren, bunun 2 saatinde abartısız reklam izleyen, reklam izlerken gülmeyi de ihmal etmeyen insanlarla aynı toplumsal gerçekliği paylaşıyor olmaktan sıkıldım.
Bir televizyon çocuğu olarak büyüdüm evet. Ama şimdi bakıyorum da hayatımızı kirleten en büyük tehlike, kitleleri uyuşturan en tehlikeli afyon o küçük kutu oluvermiş. ” |  | Editör: Olur mu? İnternet var? Alkol var? Kadınlar var? | devamı |
6 yorum |
45 okuma | 0 puan
| Takip et (0)
| | | KaraDuvar - Adamış gözler aldanmış gözlerin yanlışlarında boğulur | |
|  | |
“ Bir kırılma noktasıydı onlarcasından farkı onlarca detayda gizli olan. Sarmaşık gibi bedenimin içinde tırmalanıp durmak bilmeyen o hisler kümesini boğmalıydı… Birileri buna gömmek demişti… Gömdüğün şey içinde kaldığı sürece tırmalamamasını istemek bencillik miydi yoksa asıl bencillik tırmalamayıp anılarıyla unutulmasını ve verilmesi gereken değeri vermek istememek miydi?
Ne kaldı ki geriye…! Varlıklarından habersiz onlarca şiir oraya buraya saçılmış. Ağır yaralı mısralar, yanaklarımla yoldaş… Ben’den öte bir Ben, gizlediğim ve benden ziyade bir Ben, nefes aldığım… ” |  | Editör: Baş ağrısı... Başım ağrıyor. Bu ne kardeşim!? Her gün ayrı arıza veriyor bünye. Bedeni ele alıyoruz sanki inceden. Hmm. | devamı |
1 yorum |
57 okuma | 0 puan
| Takip et (0)
| | | 100 metre! | |
|  | |
“ Sorduğum adres neden ya hep 100 metre ilerde ya da 150 metre geridedir. Neden hiç tam adresin üstünde duruyor olamıyorum. Bir de adres tarifinde neden küsür yok? Ya 100 metre ya da 50'nin katları uzaklıktadır hep. Arası yok yani, hep yuvarlak rakamlar. Evet. Neden? ” |  | Editör: Hiçbir yere gitmeyince, sorun olmuyor. Evden çıkmamak, en temizi. Evet. | devamı |
15 yorum |
99 okuma | 0 puan
| Takip et (0)
| | | Beni Bu Güzel(!) Havalar Mahvetti | |
|  | |
“ Bu ne ya Lost'takiler gibi adaya düştüm de haberim mi yok?! Hava günlük güneşlikken hiç beklemediğim bir anda şakır şakır yağmur yağıveriyor. Zaten bu şehrin havasına da alışamadım bir gün Eylül'den bir gün Haziran'dan yaşıyoruz adeta. Dünya'nın mı dengesi bozuldu nedir anlamadım vallahi. Her taraf da polen dolu zaten kar yağmadı bu kadar be! ” |  | Editör: Bu havaların ta... Polen alerjisine karşı basit antihistaminikler işe yarayabiliyor. Doktora danışmak koşulu ile tabii. | devamı |
4 yorum |
61 okuma | 3.0 puan
| Takip et (0)
| | | Okunacak Ne Kaldı? | |
|  | |
“ Şu ana kadar olan yaşıma değin kitaplarla arkadaşca bir dünyaydı benimkisi. Don kişottu hayal kahramanım, insan psikolojisini Raşkolnikovla tanıdım ben, Gregor Samsa, Hamlet, joseph k.'ydı. İlk tanıdığım klasik dünyadan felsefeye geçişimle sürdü bu dönemeç. Bilirsin! Sophie'nin dünyasıyla başladım bende felsefeye, Platonu da orada tanıdık. Hegel'i de, Berkeley'i, Sokrates'i, Aristo'yu, Freud vs. Ne bulduysam okudum, okunması gereken tüm kitapları okudum (aslında genel anlamda bu cümleye katılmıyorum kabul ediyorum kitaplar okunmakla bitmezler ama bende böyle bu durum sözkonusu evet.) Tüm hepsinden öğrendiğim tek şey şu; "İnsan herşeyi bilir, bildiğin şeyleri burda hatırlaman (kitaplar dünyasında) tamam kabul edilir birşey ama, git!, yaşa! denize yıldız atanları izleyerek bir zevk alamazsın, bu denize yıldız atma macerasından. Git ve sen at o deniz yıldızlarını denize". Evet. Ben bunu sentezlediğimde vazgeçtim kitap okumaktan, yaklaşık dört aydır kitap okumuyorum. Okuyamıyorum. Elime bir kitap alıyorum şevkle, ama bir bölüm bittiğinde tenkit ediyor verilmek istenen mesaj alınmıştır oluyorum. Sonra internetten özetini okuyorum hepsi TAMAM. Günde bir kitap bitirmeden uyuyamayan ben, kitapsız bir dünyaya hapsolmuş durumdayım. Neden böyle oldu?. Nasıl bir durumdur bu böyle. Şaşırıyormuyum?. Şaşırıyorum. Kitaplarımı özledim ben. Özledim sizleri; platon, don kişot, freud, marx, kafka, dosteyevski. Özledim.
Not: Bana ukala diyenler utansın! ” |  | Editör: Aha! Yine gözden kaçmış birşey yakaladım... Şimdi şu noktada farkına varıyorum ki, kesinlikle gözden kaçan sinirseller olabiliyor. Ne yapalım efendim? Yetişemiyoruz? İçerde de temizlik yapmak lazım. Neyse ki yeni sistemde buna imkan var. Ayıklayıp kategorize edebiliyoruz. | devamı |
8 yorum |
107 okuma | 4.5 puan
| Takip et (0)
| | |
Toplam 1416 sayfa var ve her sayfada 10 sinirsel bulunuyor. Hesapla bakayım kaç sinirsel yapar?
|
| |
|
|
| |
|
Kimler var |
22 ziyaretçi ve 8 üye sinirlenmekte! |
| |
|
| | |
|
|
|
|
|
|
| |
|
Ha!? |
|
"Size söyleyecek sözüm yok." diyeceksem bunu sözlerle ifade etmem.
|
| |
|
| | |
|
|
|
| yazayım | sinirseller | arşiv | forumlar | fotolar | bunları bilelim | iletişim |
|
|
|
SinirOldum
olayının tüm hakları saklıdır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına
aittir. Herhangi bir yazının içeriği nedeni ile site yönetimi
sorumlu tutulamaz.
Siteden izinsiz, yazı, grafik ve benzeri araklamalar yapılamaz,
kafanızı kırarız. Bir nevi; "Copyright � 2001 by me" olayı... Biz SinirOldum'u yüzümüzde garip bir gülümseme ile yaptık, kullanırken siz de öyle olursanız ne alâ.
SinirOldum php ve mysql kullanılarak, Halil Gökçedağ tarafından adeta nakış nakış dokunmuştur. Öyle nadide, öyle güzel, öyle şahanedir. Başta Ed olmak üzere, SinirOldum halkı ona minnettardır. Uzayına kurban Hüstın!
|
|
|